Nolan N85 kask

Media_httpwwwnolanitu_gnbcs

Uzun süreden beri Airoh kask kullanıyordum, ta motosikleti kullanmaya ilk başladığm 2004 yılından beri. Motosiklet NX4 Falcon olunca kaska da ona uygun bir rakam harcamak gerektiğini düşündüm hep, çok fazla olmamalıydı.

Önce Airoh'un şu siyah camlı Enduro modelini kullanmaya başladım yanılmıyorsam S4'tü. Mat siyah bu kasktan çok memnundum, zaten fazla hız yapmadığımdan ve çok soğukta kullanmadığımdan ve ilk kaskım olduğundan pek karşılaştırma imkanım da yoktu aslında ... Ancak başta geceleri kullanmadığım motorumu gece kullanmaya kalkınca vizörünü değiştirmek gerekti yol görünmüyordu çünkü. Bir de sıcak ter vs. birleşince çok yoğun kullanmamama, sadece bahar ve yaz aylarında kullanmama karşın 3-4 yılın ardından kaskın içindeki süngerler paramparça oldu... bir de ufak kaza geçirmiş olduğumdan kaskı değiştirmem gerekti.

2. kaskım gri metalik boyalı Airoh Stardom'dı. İkinci kullandığım kask olduğundan ve tipi de farklı olduğundan artık karşılaştırma yapabiliyordum. Bir kere çok şık bir kasktı ve çok daha sessizdi. Şu ana kadar da bu kaskı kullanıyordum veya ondan kalanları demeliyim...
Bu kaskla yaşadığım ilk problem çene bölümündeki havalandırma düğmesinin hemen bozulması oldu. Düğme resmen düştü, tıkır tıkır içerde sesler çıkarıp duruyordu. Artık soğuk havalarda kullandığımdan buğu problemini farkedebildim. Motorla ışıkta durduğumda mutlaka vizörü kaldırmak gerekiyordu. Ayrıca bir gölgeliği olmadığından kaskın içine güneş gözlüğü takıyordum. İkinci problem kaskın vizörünü sabitleyen menteşelerden kaynaklandı. Menteşeyi çevirerek sabitliyordunuz. Ama kaskı açıp kapamaktan ötürü menteşelerden biri yolda giderken düştü resmen. İkincisi de aynı şekilde düşünce kaskın vizörünü her iki yandan tutturmak için koli bandıyla bantlamak durumunda kaldım. Çünkü araştırma yapmadan yeni bir kask almak istemedim. Vaktim olmadığından araştırma da yapamayınca 8 ay kadar böyle bantla kullandım motoru. Ancak soğuk havalarda buğunun oluşmasını engelleyemedim ve bu çok sinir bozucu hale geldi. Balaklava giyince daha da kötü olduğundan soğuk havaya katlanmam gerekti.

Sonunda yabancı bir karşılaştırma sitesinde (şu an linkini bulamıyorum ilk fırsatta güncelleyeceğim) fiyat olarak benim bütçeme en uygun olan kaskı buldum. Nolan'ın birçok kaskıyla ilgili incelemeyi okuduktan sonra daha popüler ve tercih edilen ve test dereceleri de iyi olan bir kaskta karar kıldım: Nolan N85 N-Com.
Çünkü bir kask aldıktan sonra yedek parçada sorun yaşamak istemiyorum artık. Airoh'ta vizör menteşelerini sorduğum Aydın Motor ve diğer servisler malesef bu kask eski diyerek parça bulundurmadıklarını ifade ettiler. Airoh'un kendisine de yazmama karşın böyle ufak ve neredeyese değersiz (birkaç euro) bir çift parça için boşu boşuna zorluk çektim.

Her neyse, bütçe ve testler açısından uygun olduğunu tespit ettiğim kaskımı sonunca Eurasia Motobike Expo - Istanbul motosiklet fuarından edindim. İlan edilen fiyata altı taksit yaptılar. Ne ucuz ne pahalı aynı rakamı ödemek durumunda kaldım.

Ama yeni kaskımla oradan ayrılırken farkı hemen hissettim. Bir kez kaskın içi süngerleri kafanıza rahatça oturuyor ve ses eski kasklarımdan çok daha iyi. Vizor açılış kapanışı kademeli. Tık tık tık ediyor indirir kaldırırken, kaskın menteşesinin insafına kalmıyorsunuz.
Bu sabah ilk kez 4-5 derece soğuk havada yolda denedim kaskımı. Tabi yola çıkmadan önce buğu önleyici (Anti fog shield insert) iç parçayı da vizöre taktım. Ardından günlük 41 km.'ye başladım... Kesin kez buğu problemi yaşamadım. Hava berrak güneşli olduğundan hemen kaskın kendi güneş vizörünü açtım, vizörün sol yanındaki düğmeyi kullanarak. Başta elimle baya yoklamam gerekti ama sonuç mükemmel oldu doğrusu. Kendi kasımın vizörü bir süredir bantla sabitlediğimden güneş gözlüğü de takamıyordum. Bu yüzden son derece konforlu geldi bu özellik.
Genelde ses konusunda problemsiz olduğunu gözlemledim. Micro Lock olarak adlandırılan çene altı kilidi gayet başarılı ve eski kasklarıma oranla daha güvenli olduğu hissini verdi. Çeneye göre daha rahat ayarlanıyor, kayış ayarı vs. uğraştırmıyor.
Yolda tek problem diyebileceğim şey soğuk oldu... Bunu da çok sorun etmiyorum bir sonraki balaklavalı testimden sonra yorum yapabileceğim.

Kaskın N-Com özelliği var. Ancak buna bir kask parası daha vermeyi gerektirecek acil işlerim yok açıkçası. Ayrıca yolda konuşmak ve müzik dinlemenin dikkatimi dağıtacağını da düşünüyorum. Belki ilerde bir Varadero, bir F800'üm olur ve uzun yol yapmaya karar verirsem iyi olabilir. Navigasyon cihazı olması durumunda işe çok yarayacağını düşünüyorum. Yoksa dediğim gibi kaskın bir iki katı harcamak gerekecektir.

Son olarak, saydığım kaskların tümü tam kapalı kasktı. Tam kapalı kaskı sadece güvenli olduğunu düşündüğümden değil, oynar aksamın daha çabuk problem yaratacağını da düşündüğümden tercih ettim.

Herkese kazasız sürüşler dilerim.

Apple'ın eğitimle ilgili hayalleri...

Media_httpwwwblogcdnc_bjcjp

Apple yarın yapacağı tanıtımda eğitimde kullanılan basılı materyallere sunacağı alternatifi tanıtıyor olacak. Tanıtımın ana odağı etkileşimli eğitim kitapları ve sayısal eğitim içeriği oluşturmayı kolaylaştıracak araçları tanıtmak olacak. Üstelik bu araçlar sadece büyük şirketler için değil, kendi kitabını yayımlamak isteyen şahıslara da yönelik olacak.

Steve Jobs daha henüz Apple'dan ayrıldıktan sonra, yani 80'lerin sonlarına doğru Next adlı bilgisayarı geliştirirken bu pazarı keşfetmiş ve Next'i üniversitelerde kullanılmak üzere konumlandırmıştı. Daha sonraki yıllarda da bu tutkusu devam etmiş olmalı ki Walter Isaacson'un yazdığı kitapta Steve Jobs'un eğitim konusuyla ilgili olarak büyük bir farkındalık yaratmaya çalıştığı, etkin politikacı ve işadamlarını bu konuda biraraya getirerek Amerikan eğitim sistemine nasıl yön verilmesi gerektiğine dair toplantılar düzenlediği yazıyor.

Sanırım yarınki Apple tanıtımı bu vizyonun bir sonucu. Üniversite çevresindeki fotokopicilerde gerçek materyalin kötü birer fotokopisini temin ederek çalışan bizler merakla bekliyoruz... Tam bugün Kodak'a olanlar, uzun yıllar büyük karlarla çalışan ancak bugün değişimi yakalayamayan büyük yayımcılık şirketlerinde de yaşanabilir.

Minyatürizasyon konusunda çığır açan adım

Media_httpwwwblogcdnc_yghlz

Münih Teknik Üniversitesi araştırmacıları, Dr.Willi Auwaerter ve Prof. Johannes Barth önderliğinde minyatürleştirme yolunda çığar açacak bir moleküler switch geliştirdiler. Switchin boyutu sadece bir nanometrekare ve dört farklı durumdan birine isteğe bağlı geçebiliyor. Bunu yapmak için porphyrin halkasının içine iki proton yerleştirmişler. Protonlardan biri çıkarıldığında diğeri sadece ufak bir akım kullanılarak istenilen diğer durumlardan birine geçebiliyor.
Özetlersek, bu şimdiye kadar yapılmış en küçük switch olmakla kalmıyor, durumlar arasında saniyede 500 kez geçiş yapabiliyor.

Adım adım Skynet'e doğru :-)

Google haritaları kullanarak mağazaları da gezebilirsiniz.

Google_indoors

Google Maps uygulamasına mağaza ve binaların planlarını da eklemiş. Gezerken karmaşık bulduğunuz alışveriş merkezleri için birebir. Telefonunuzdaki haritada bulunduğunuz yerin sağ alt bölümündei yakınlaştırma işaretine tıklayarak binanın ilk katının planını görebiliyorsunuz. Diğer katların planını görmek için seçmeniz gerekiyor.

 

Turkcell Teknoloji zirvesi ve Steve Wozniak

Turkcell Teknoloji zirvezi geçen hafta yapıldı. Zirve'de Apple'ın yaratıcılarından Steve Wozniak bir konuşma yaparak Apple'ın ilk yıllarından bahsetti.

Turkcell_teknoloji_zirvesi

Daha önce Steve Jobs ile ilgili bir kitap ararken (Bir yıl kadar oluyor sanırım, henüz kendisi hayattaydı.) iWoz isimli bu kitabı bulup keyifle okumuştum. Arkadaşlarıma da kitaptan ve Wozniak'ın biraz espirili bir dille anlattığı anılarını anlattığımdan bu teknoloji zirvesine Steve Wozniak'ın katılacağını öğrendiklerinde benim için de bir bilet ayarlamışlar.

Konuşmacılar ünlü olunca katılım da yüksek oluyor tabi. Haliç Kongre Merkezindeki salon ağzına kadar doluydu. Bu dolulukta Wozniak'ın diğer konuşmacılardan daha fazla payı olduğunu düşünüyorum. Dİğer katılımcıları bilmiyorum ancak ben kitabını okumuş olmama rağmen adamı canlı olarak görmenin verdiği keyifle sıkılmadan kendisini dinledim. Okurken bir gün kendisini canlı dinleyebileceğimi hiç düşünmemiştim. Aslında konuşması biter bitmez arkasından ok gibi fırlayarak kitabı için imza da istedim. Daha sonra döneceğini söyleyerek salonu terkettiğinde, en azından onunla bir çift kelime konuşmuş olduğumu düşünerek imza alamadığım için hayıflanmadan arkadaşlarımın yanına döndüm.

Kongre merkezi Haliç kenarında olduğundan yemek sırasında biz de dışarı çıkarak Haliç kıyısında Kasım ayı olmasına rağmen güneşli olan havayı tatmaya çıktık. Oradan ayrılmaya sıra geldiğinde şans eseri Mr. Wozniak'ın bir grubun ortasında iPhone'lara imza atmakta olduğunu gördük. Henüz ortalık kalabalıklaşmamışken yanına giderek şansımı ikinci kez denedim. Kitabını oğlum adına imzalamasını rica ettim kendisinden. İmzalarken kitabında babasıyla ilgili yazdıklarını okuduğumu ve oğlumun da ingilizce oğrenir öğrenmez kitabını okumasını umduğumu söyledim. Bu kısa konuşmanın ardından imzayı nasıl sonunda aldığımızı konuşarak oradan ayrıldık.


Konuşmasını belki de herkesten rahat takip edebilmemin nedeni anlattıklarının ve sırasının kitaptakiyle aynı olmasıydı. Bu yüzden 1970'lerden başlayarak Amerikada, 1983'lerden başlayarak Türkiye'de bilgisayarların gelişmesine şahit olanlar için çok ilginç olacağını düşünüyorum.

iWoz - Steve Wozniak with Gina Smith

Iwoz

Güle güle Steve Jobs ...

Media_httpimagesapple_qfnes

5 yaşındaki oğlum Mete dün okuluyla birlikte Leonardo da Vinci'nin İstanbul'daki sergisine gitti. Bu sabah kahvaltıda Apple'ın sitesindeki haberi göstererek, bak bu haberi üzerinden okuduğumuz cihazı icat eden adamın resmi, bugün vefat etmiş dediğimde, "Lenardo da Vinci" gibi mi dedi bana...

Her yıl yaptığı sunumlarda bizi daha da heyecanlandıran ürünleri duyurmasını özleyeceğim... Toprağı bol olsun.